Fotoğrafên Kevn – Jina Şekakî Be Meşkê Dew Dekeh.

Ew fotoğrafa sala 1979ê le çemişgezekê hatiye kişandini. Jina Şekakan e, dew dekeh. Emma nizanim je kijan dihê ye.

Berê Şekakan be meşkê waha dew dekan û rûnê malê çêdekirin. Paşê makîne derketin û meşk hatine jebir kirini.

Reklamlar
Büyüklerden (Gotinên Mezînan), Fotoğraf (Wêne), Kurmancî içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

Şavak Kurmancisi Üzerine -1 (pe-le-te ses değişimleri)

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Şavak (Elazığ) kurmancisinin öteki Kurmancî şivelerinden belirgin farklılıkları var. Benzer özellikler Malatya ve Maraş kurmancisinde de bulunmaktadır. Bu yazı dizimizde bu farklılıkları ele alacağız. Bugünkü konumuz Elazığ kurmancisinde değişime uğrayan ekler.

  • Standart kurmancideki “bi” eki “pe” şekline dönüşüyor.Mesela; “min bi te re gotibû” -→”min pe te ra gotibû” (ben sana söylemiştim)
  • “ji” ve “li” ekleri yerine “je” ve “le” ekleri kullanılıyor. Mesela;”ez li bajêrim” → “ez le bajêrim” (ben şehirdeyim), “ez ji bajêr hatim” → “ez je (le) bajêr hatim” (ben şehirden geldim)
  • Bir önceki maddenin ikinci kısmıyla alakalı olarak)  “ji” eki yerine daha çok “le” eki kullanılıyor. Mesela; “min ji kaniyê av hanî” → “min le kaniyê av hanî” (ben çeşmeden su getirdim)
  • Geniş zaman fiilleri öncesinde gelen “di- ” eki sertleşip “te-” şeklini alıyor. Mesela; “dibêjim” → “tebêm” (söylüyorum), “dibejî” → “tebî” (söylüyorsun), “dibêje“→”tebê” (söylüyor), “em dibêjin” → “em tebênî” (söylüyoruz), “hûn dibêjin” → “hûn tebên” (söylüyorsunuz)

Şekakan Blogu

Şavak Dili (Şekaki) içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Osmanlı ve Safevilerin İsyancı Göçebeleri ve Dadaloğlu

Osmanlı ve Safevi Devletlerinde merkezi sistem ile sorun yaşayan bir çok göçebe topluluk oldu. Halep çevresinde Kürt Canboladoğlu, Adana’da Kozanoğlu ve ünlü Celaliler. Aynı şekilde İran’da Şahseven ve Şekaklar. Osmanlı ve Safevilerin yörükleri yerleşik hayata geçmeleri için zorlamaları nedeniyle yaşanan çatışmalar ve bu çatışmalara dair bir çok hikaye, ağıt, türkü…

Bunlardan bir tanesi ki çok ünlüdür; Kalktı Göç Eyledi Avşar Elleri. Dadaloğlu Kozanoğlu için söylemiş.

” kalktı göç eyledi avşar illeri,
ağır ağır giden iller bizimdir.
arab atlar yakın eyler ırağı,
yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

dadaloğlu yarın kavga kurulur,
öter tüfek davulbazlar vurulur.
nice koç yiğitler yere serilir,
ölen ölür kalan sağlar bizimdir.

belimizde kılıcımız kırmani,
taşı deler mızrağımın temreni.
hakkımızda devlet etmiş fermanı,
ferman padişahın dağlar bizimdir. ”

Biraz ağır bir itham olur belki ama birisi şöyle demişti: “Geçmişin teröristleri yörükler.”

Müziğimiz (Dengê Me) içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Pez Xwêdan – Koyun Tuzlama (Video)

Mevsimine göre belli aralıklarla yapılan koyun tuzlama faaliyeti. Özellikle sabah serinliğinde yapılması tercih ediliyor. Tuzlama sonrası saatlerde sürü sık aralıklarla suya götürülür.

 

Videolar (Vîdeo) içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şavaklıların Kökeninin Siyasi Malzemeye Dönüştürülmesi

Cumartesi akşamı TRT Kurdî ekranlarında Şavak-der’den de bir kişinin konuk olduğu bir program yayınlandı. Öncelikle Şavaklı bir konuğun TRT Kurdî’de misafir edilmesi biz Şavaklılar için sevindirici. Aynı şekilde daha önce TRT Kurdî’nin Noranig’li yaşlı bir çifti de ekranlarına getirmesi bizi mutlu etmişti (ilgili programı buradan izleyebilirsiniz). fb_img_1475646248036

Programın bir yerinde Şavakları temsilen katılan konuk Şavakların Türkmen kökenli olduğunu Kürtçe olarak dile getirdi. Programı izleyen bazı Şavakların en çok hoşuna giden bu oldu. Bazı Şavaklılar da bunu aslını inkar etmek olarak görüp eleştirdiler.

Hiç gereği yokken Şavakların kökeni hakkında 80’li yılların saçma ve herhangi bir dayanağı olmayan Ortaasya tezinin gündeme getirilmesi  kısır bir tartışmayı tekrardan alevlendirdi.

Var olan kaynaklar dışına çıkıp sırf siyasi olarak birilerini mutlu etmek için temsil edilen toplum hakkında yanlış bilgi vermek büyük bir vebaldir.

Şavakların kökeni ve eskiden konuştukları dil hakkında elimizde olan veriler Eyyübiler dönemine kadar çok nettir: Şavaklar (Şekakan) bir Ekrad (Kürt) topluluğudur. Bu akraba öteki aşiretler için de geçerlidir (Reşwan, Parçikan, Canbegan, İzollan vs.).

Bunu anlamak için bakılacak 2 kaynak:

1- 16. Yüzyıl’da Çemişgezek Sancağında Aşiretler  ve

2- Cevdet Türkay’ın Başbakanlık Arşivi Belgeleri

16. yüzyıl Çemişgezek’in daha yeni Osmanlı hakimiyetine girdiği bir dönemdir. Bu gösteriyorki Şavaklar Osmanlı’nın ta başından itibaren aynı dil ve kültüre sahipti. Bu konu nettir ve tartışılması gereksizdir.

Osmanlı öncesi dönemine dair ise Şavakların (Şekakan) Şadilerle beraber Eyyübileri kuran temel birkaç Kürt aşiretinden birisi olduğunu kesin olmamakla beraber biliyoruz. Ancak bunu teyit edecek elimizde kimi araştırmacıların iddiasından başka bir kaynak yok.

Eğer Şavakların Osmanlı öncesi kökenleri hakkında bir iddiada bulunulacaksa bunun için kaynak gösterilmesi gerekir. Ekrana çıkıp Ortaasya, Türkmen, Bayat ve daha da abartıp Kayı boyu masalları anlatmanın bir manası yoktur.

Biz Şekakan blogu olarak her türlü bilgiyi takipçilerimizle paylaşıyoruz. Ve her türlü yeni bilgi ve kaynağı almaya da açığız.

İlave olarak Şavakların kökeninden çok Şavak Kurmancisi hakkında konuşulmasını istiyoruz. Çünkü Şavak Kurmancisi’nde Lek ve Kelhor dillerinde olup Türkiye’de konuşulan yaygın Kurmancide olmayan kelimeler ve gramer kuralları var. Eğer bu konu hakkında çalışılırda çok daha güzel sonuçlara varabiliriz. Eğer etimoloji konularına ilgi duyan Şavaklı takipçilerimiz varsa bu konuyu birlikte araştırmak isteriz.

Şekakan Blogu

sekakan.wordpress.com

Araştırma (Lêkolîn), Haberler (Xeber), Şavak Dili (Şekaki) içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Daha wa lêlê ye, lolo hinî maye (bunun bir de ‘lolo’su var)

Birçok Şavaklının duyduğu komik bir hikaye (Şavakça).

Du kes navê yekî Xelo û yê din jî Celo, le rê da behevra debin heval û êpêceyî rê terin, diwastin…yek ji yê din ra debêje: “Filan kes, ware em bi sirê li pişta hev siyar bibin bila westa me dayne….her kesê ku yê din da pişta xwe gereku kilamekê bistirê, sebaku ku giraniyê his neke û vî cerê jî riya me jî êdî kurt dibe, klama her kê ku baş bû sira wî jî baş debe û sire debe ya yê dinê, ku hem gereku bide pişta xwe û him jî bistirê.”

Berê Xelo li pişta Celo siyar debe , Xelo kulameke kurtik ser pişta hevalê xwe dibêje û sira wî kuta dibe, jorda tê debe û êdî ”Celo” siyar debe û dest bi klamê deke….berê dibêje lêlêlêlêlêl……….û dirêj deke, owkesî dirêj deke ku, seetekê dikişîne, hevalê viye feqîr debêje mala te ava ma baş nebû?…ez mirim ” Koro”!!!!.Celo dibêje :Birê Xelo! eva lêlê ye, hela jî lolo maye.

Bu hikaye Horasan Kürtlerinin hikayelerini bolca anlatan İran’ın Kurmancî radyosunda da yayınlandı.

Şekakan Blog,

Büyüklerden (Gotinên Mezînan), Kurmancî, Şavak Dili (Şekaki) içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

How to Turn Shaqaq Story into a Global Success; Hamdi Ulukaya

Our background, our nomadic lifestyle, that very few people can actively have now,  is a great source of inspiration.

Our story can turn any Shaqaqî into a singer, a poet, a novelist who tells the stories of Shaqaqî moms. Everything is ready, we just need a small  touch. A small Shaqaqî child can turn into a globally well-known singer with that touch, like Aynur Dogan.

It can turn any Shaqaqî into an entrepreneur, a billionaire  as in the example of Hamdi Ulukaya.

What you need to do is;

Sometimes turn back look into your story. I am sure you will find the best answer there.

I just wanted to write this blog post to share my happiness with the success of Hamdi Ulukaya, a son of Shaqaq Tribe.

Hope to see many other Shaqaqî boys and girls have such success.

Ew gellek zeman e ez dexwazim le ser blogê, le vira kala Hamdî Ulukaya bikim. Wa vidyoya bû vesîle.

Keşka min bikaynibûya  ew dengkirina wan kûllî le we de translate bikira. Eger yên pir dexwazî derdekevîn, belkî ez paşê le wana de çêkim.

English, Haberler (Xeber), Videolar (Vîdeo) içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sinsor’lu Meryem’in Hikayesi

Bu hikaye, birçoğumuzun İslam’ı çok yanlış temsil ettiğimizin hikayesidir. Ve kimse kusura bakmasın bir Şavak köyünde cereyan etmiştir. Ama Dersimli Meryem’in Hikayesi diye bilinir.

Meryem “İslam’ın şartı 5kg çökelik, 5kg yağdır” der.

12645089_1730976043783353_1528867010754549610_nMeryem 1915’te Çemişgezek ilçesine bağlı Sinsor köyünde tüm ailesini kaybeder. Köyün en varlıklı ailelerinden biriyken her şeyini ve bir kızını geride bırakıp kaçmak zorunda kalan aile ile Meryem ömrü boyunca bir daha hiç bağlantı kuramaz.
Yalnız kalan Meryem’i köyde bir aile yanına alır.
Evlenecek yaşa gelene kadar bu ailenin yanında kalır.
Daha sonra aile köyde Sünni mezhebinden eşini kaybetmiş Meryem’den yaşça büyük biri ile Meryem’i evlendirir.
Nüfus memuruna verilen 5kg. çökelik ve 5kg yağ ile Meryem’e Müslüman Türk kimliği çıkarılır.
Sahip olduğu yeni inancın gereklerini inandırıcı olabilmek için herkesten çok yerine getirmeye çalışır.
5 vakit namazını kılan Meryem’in hayatı her bakımda çok değişmiştir, kimliği, dili, dini, ekonomik varlığı yoktu artık.
Babasının varlıkları başkaları tarafından kullanılırken Meryem fakir bir hayat sürmektedir.
Gel zaman git zaman Meryem babasına ait konakta başkalarının oturmasına, bağlarının bahçelerinin talan edilmesine dayanamaz ve bu duruma itiraz eder. Yasal yolla ailesinden geriye kalanları almak ister.
Ancak Meryem eski kimliğini ispatlayamaz. Hâkim de ağaların elinden bu malları alıp Meryem’e vermek istemediğinden Meryem’in eski kimliğini kabul etmez. Uzun süre uğraş veren Meryem’e ailesinden kalanlar iade edilmeyince Meryem Hâkim’e itiraz eder.
Ben Müslüman değimliyim niye bana yardım etmiyorsunuz deyince Hâkim’de söyle o zaman İslam’ın şartı kaçtır der. Meryem İslam’ın şartı 5kg çökelik, 5kg yağdır der.

Hâkim hiç olur mu öyle deyince, Meryem’de 5kg çökelik , 5kg yağ ile bana Müslüman kimliği verdiniz ,başka ne ola ki İslam’ın şartı der.

Uzun yıllar süren mahkemelerin sonucunda Meryem mallarını geri alamaz.

Bu süreçte ülkenin her şehrinde sermaye el değiştirmiştir.
Talan edilen mallar yetmemiş günümüze kadar nerede eski bir kilise var ise köküne kazma sallanmış, yapılar tahrip edilmiştir.
Sinsor’da ki kilisede zamanla bir harabeye dönüşür zaten Meryem’de ailesini kaybettikten sonra o kiliseye bir daha adımını atamaz.

Yoksul bir Müslüman olarak hayatına devam eden Meryem beş vakit namazını kılsa da toplumda yaratılan Ermeni algısından nasibini alır. Çocuklarına edilen küfürlerde annelerinin Ermeni olduğu hiç unutulmaz.
Meryem öteki bir yoksul olarak hayatını sürdürdüğü Sinsor’da hayata gözlerini yumar.

Yıllar sonra İstanbul’da yaşayan evlatları ile bazı Ermeni çevreler diyalog kurup annelerinin kimlerden olduğunu kayda geçmek isterler ancak çocukları bu duruma yanaşmazlar.

Araştırma (Lêkolîn) içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Klameka Eşîrên Elezîzê; Baran Barî

Şûn: Xarpêt, Pertag, Çemîşgezek.  Eşîr: Şavak (Şeqaq), Reşî, Parçikan

Lîrik:

baran bari gule, gule tene tene,
vana reke were gule min u tene
de bilezin gule gule zu bimeşe,
rojen giran were gule li benda mene.

baran bari gule, gule hur hur lekir,
gul u sosin were gule renge xwe vekir
çiya u zozan gule gule tev xemilin,
kani u rubar were gule tevde derkir.

baran bari gule gule her der xweşkir,
dar u devi were gule tevda geşkir,
ew reng u denge were gule waye delal,
dile kedxwar bi vere reşkir

Bi dengê Cemîl Qoçgirî, Aynur Doğan, Tara Jaff

Kurmancî, Müziğimiz (Dengê Me) içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Arşivlerde Şavaklar 4 – 16. Yüzyıl’da Çemişgezek Sancağında Aşiretler

500 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan Çemişgezek Sancağındaki aşiretler şu şekilde kaydedilmiştir (500 salan berê, di dema İmparatoriya Osmanî li Çemişgezegê wan eşirana hebûne):

1- Millili-i Küçük ve Küçüklü Cema’ati (Cemaata Küçüklî); Ekrad Taifesi

2- Şeyh Osmanlı Cema’ati (Eşira Şêx Osmanî); Türkmen Yörükanı

3- Kuhpiniklü Cemaati (Eşira Qoxpinikî); Ekrad Taifesi

4 Şakaklu (Şikaki-Şakaki) Cema’ati (Eşira Şekakan); Konar-göçer Ekrad Taifesi

5- Metaliblü Cema’ati (Cemaata Metalibî); Ekrad Taifesi

6-Milli-i Büzorg (Eşîra Millî); Ekrad Taifesi

Kaynak Eser (Çavkanî): Prof. Dr. M.Ali Ünal, “XVI. Yüzyılda Çemişgezek Sancağı”tumblr_ngogspwYLE1rxubpmo1_1280

Bu ve benzer tarihi kaynaklara bakıldığında Osmanlı dönemi Kürdistan aşiret ve kabileleri ekseriyetle şu şekilde 4 gruba ayrılıyor:

(Di çavkaniyên kevnê Tirkiye de derbarê eşirên Kurdistanê 4 nav tên şimardin. Ew)

  • Konar-göçer Ekrad (Kürtler)
  • Konar-göçer Türkmen Yörükanı
  • Ekrad Taifesi (Yerleşik Kürtler)
  • Etrak Taifesi (Yerleşik Türkler)

Bu kaynak Şavakların bugünkü sahip olduğu Konar-göçer Kürt Taifesi sınıflandırmasına 500 yıl önce de sahip olduğunu tartışmaya muhal olmaksızın açıklar niteliktedir. (Ew tide nimandin ku Şekakan 500 salan berê jî mina îro eşireka Kurd û koçer bûye).

Not: Katkılarından dolayı sayın Ahmet Şekakiatak’a teşekkürler.

Spasî ji Ahmet Şekakiatak seba xebatên xwe yê derbarê Şekakan.

Şekakan Araştırma Komitesi

sekakan.wordpress.com

Araştırma (Lêkolîn) içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 3 Yorum