Daha wa lêlê ye, lolo hinî maye (bunun bir de ‘lolo’su var)

Birçok Şavaklının duyduğu komik bir hikaye (Şavakça).

Du kes navê yekî Xelo û yê din jî Celo, le rê da behevra debin heval û êpêceyî rê terin, diwastin…yek ji yê din ra debêje: “Filan kes, ware em bi sirê li pişta hev siyar bibin bila westa me dayne….her kesê ku yê din da pişta xwe gereku kilamekê bistirê, sebaku ku giraniyê his neke û vî cerê jî riya me jî êdî kurt dibe, klama her kê ku baş bû sira wî jî baş debe û sire debe ya yê dinê, ku hem gereku bide pişta xwe û him jî bistirê.”

Berê Xelo li pişta Celo siyar debe , Xelo kulameke kurtik ser pişta hevalê xwe dibêje û sira wî kuta dibe, jorda tê debe û êdî ”Celo” siyar debe û dest bi klamê deke….berê dibêje lêlêlêlêlêl……….û dirêj deke, owkesî dirêj deke ku, seetekê dikişîne, hevalê viye feqîr debêje mala te ava ma baş nebû?…ez mirim ” Koro”!!!!.Celo dibêje :Birê Xelo! eva lêlê ye, hela jî lolo maye.

Bu hikaye Horasan Kürtlerinin hikayelerini bolca anlatan İran’ın Kurmancî radyosunda da yayınlandı.

Şekakan Blog,

Reklamlar
Büyüklerden (Gotinên Mezînan), Kurmancî, Şavak Dili (Şekaki) içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

How to Turn Shaqaq Story into a Global Success; Hamdi Ulukaya

Our background, our nomadic lifestyle, that very few people can actively have now,  is a great source of inspiration.

Our story can turn any Shaqaqî into a singer, a poet, a novelist who tells the stories of Shaqaqî moms. Everything is ready, we just need a small  touch. A small Shaqaqî child can turn into a globally well-known singer with that touch, like Aynur Dogan.

It can turn any Shaqaqî into an entrepreneur, a billionaire  as in the example of Hamdi Ulukaya.

What you need to do is;

Sometimes turn back look into your story. I am sure you will find the best answer there.

I just wanted to write this blog post to share my happiness with the success of Hamdi Ulukaya, a son of Shaqaq Tribe.

Hope to see many other Shaqaqî boys and girls have such success.

Ew gellek zeman e ez dexwazim le ser blogê, le vira kala Hamdî Ulukaya bikim. Wa vidyoya bû vesîle.

Keşka min bikaynibûya  ew dengkirina wan kûllî le we de translate bikira. Eger yên pir dexwazî derdekevîn, belkî ez paşê le wana de çêkim.

English, Haberler (Xeber), Videolar (Vîdeo) içinde yayınlandı | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sinsor’lu Meryem’in Hikayesi

Bu hikaye, birçoğumuzun İslam’ı çok yanlış temsil ettiğimizin hikayesidir. Ve kimse kusura bakmasın bir Şavak köyünde cereyan etmiştir. Ama Dersimli Meryem’in Hikayesi diye bilinir.

Meryem “İslam’ın şartı 5kg çökelik, 5kg yağdır” der.

12645089_1730976043783353_1528867010754549610_nMeryem 1915’te Çemişgezek ilçesine bağlı Sinsor köyünde tüm ailesini kaybeder. Köyün en varlıklı ailelerinden biriyken her şeyini ve bir kızını geride bırakıp kaçmak zorunda kalan aile ile Meryem ömrü boyunca bir daha hiç bağlantı kuramaz.
Yalnız kalan Meryem’i köyde bir aile yanına alır.
Evlenecek yaşa gelene kadar bu ailenin yanında kalır.
Daha sonra aile köyde Sünni mezhebinden eşini kaybetmiş Meryem’den yaşça büyük biri ile Meryem’i evlendirir.
Nüfus memuruna verilen 5kg. çökelik ve 5kg yağ ile Meryem’e Müslüman Türk kimliği çıkarılır.
Sahip olduğu yeni inancın gereklerini inandırıcı olabilmek için herkesten çok yerine getirmeye çalışır.
5 vakit namazını kılan Meryem’in hayatı her bakımda çok değişmiştir, kimliği, dili, dini, ekonomik varlığı yoktu artık.
Babasının varlıkları başkaları tarafından kullanılırken Meryem fakir bir hayat sürmektedir.
Gel zaman git zaman Meryem babasına ait konakta başkalarının oturmasına, bağlarının bahçelerinin talan edilmesine dayanamaz ve bu duruma itiraz eder. Yasal yolla ailesinden geriye kalanları almak ister.
Ancak Meryem eski kimliğini ispatlayamaz. Hâkim de ağaların elinden bu malları alıp Meryem’e vermek istemediğinden Meryem’in eski kimliğini kabul etmez. Uzun süre uğraş veren Meryem’e ailesinden kalanlar iade edilmeyince Meryem Hâkim’e itiraz eder.
Ben Müslüman değimliyim niye bana yardım etmiyorsunuz deyince Hâkim’de söyle o zaman İslam’ın şartı kaçtır der. Meryem İslam’ın şartı 5kg çökelik, 5kg yağdır der.

Hâkim hiç olur mu öyle deyince, Meryem’de 5kg çökelik , 5kg yağ ile bana Müslüman kimliği verdiniz ,başka ne ola ki İslam’ın şartı der.

Uzun yıllar süren mahkemelerin sonucunda Meryem mallarını geri alamaz.

Bu süreçte ülkenin her şehrinde sermaye el değiştirmiştir.
Talan edilen mallar yetmemiş günümüze kadar nerede eski bir kilise var ise köküne kazma sallanmış, yapılar tahrip edilmiştir.
Sinsor’da ki kilisede zamanla bir harabeye dönüşür zaten Meryem’de ailesini kaybettikten sonra o kiliseye bir daha adımını atamaz.

Yoksul bir Müslüman olarak hayatına devam eden Meryem beş vakit namazını kılsa da toplumda yaratılan Ermeni algısından nasibini alır. Çocuklarına edilen küfürlerde annelerinin Ermeni olduğu hiç unutulmaz.
Meryem öteki bir yoksul olarak hayatını sürdürdüğü Sinsor’da hayata gözlerini yumar.

Yıllar sonra İstanbul’da yaşayan evlatları ile bazı Ermeni çevreler diyalog kurup annelerinin kimlerden olduğunu kayda geçmek isterler ancak çocukları bu duruma yanaşmazlar.

Araştırma (Lêkolîn) içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Klameka Eşîrên Elezîzê; Baran Barî

Şûn: Xarpêt, Pertag, Çemîşgezek.  Eşîr: Şavak (Şeqaq), Reşî, Parçikan

Lîrik:

baran bari gule, gule tene tene,
vana reke were gule min u tene
de bilezin gule gule zu bimeşe,
rojen giran were gule li benda mene.

baran bari gule, gule hur hur lekir,
gul u sosin were gule renge xwe vekir
çiya u zozan gule gule tev xemilin,
kani u rubar were gule tevde derkir.

baran bari gule gule her der xweşkir,
dar u devi were gule tevda geşkir,
ew reng u denge were gule waye delal,
dile kedxwar bi vere reşkir

Bi dengê Cemîl Qoçgirî, Aynur Doğan, Tara Jaff

Kurmancî, Müziğimiz (Dengê Me) içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Arşivlerde Şavaklar 4 – 16. Yüzyıl’da Çemişgezek Sancağında Aşiretler

500 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan Çemişgezek Sancağındaki aşiretler şu şekilde kaydedilmiştir (500 salan berê, di dema İmparatoriya Osmanî li Çemişgezegê wan eşirana hebûne):

1- Millili-i Küçük ve Küçüklü Cema’ati (Cemaata Küçüklî); Ekrad Taifesi

2- Şeyh Osmanlı Cema’ati (Eşira Şêx Osmanî); Türkmen Yörükanı

3- Kuhpiniklü Cemaati (Eşira Qoxpinikî); Ekrad Taifesi

4 Şakaklu (Şikaki-Şakaki) Cema’ati (Eşira Şekakan); Konar-göçer Ekrad Taifesi

5- Metaliblü Cema’ati (Cemaata Metalibî); Ekrad Taifesi

6-Milli-i Büzorg (Eşîra Millî); Ekrad Taifesi

Kaynak Eser (Çavkanî): Prof. Dr. M.Ali Ünal, “XVI. Yüzyılda Çemişgezek Sancağı”tumblr_ngogspwYLE1rxubpmo1_1280

Bu ve benzer tarihi kaynaklara bakıldığında Osmanlı dönemi Kürdistan aşiret ve kabileleri ekseriyetle şu şekilde 4 gruba ayrılıyor:

(Di çavkaniyên kevnê Tirkiye de derbarê eşirên Kurdistanê 4 nav tên şimardin. Ew)

  • Konar-göçer Ekrad (Kürtler)
  • Konar-göçer Türkmen Yörükanı
  • Ekrad Taifesi (Yerleşik Kürtler)
  • Etrak Taifesi (Yerleşik Türkler)

Bu kaynak Şavakların bugünkü sahip olduğu Konar-göçer Kürt Taifesi sınıflandırmasına 500 yıl önce de sahip olduğunu tartışmaya muhal olmaksızın açıklar niteliktedir. (Ew tide nimandin ku Şekakan 500 salan berê jî mina îro eşireka Kurd û koçer bûye).

Not: Katkılarından dolayı sayın Ahmet Şekakiatak’a teşekkürler.

Spasî ji Ahmet Şekakiatak seba xebatên xwe yê derbarê Şekakan.

Şekakan Araştırma Komitesi

sekakan.wordpress.com

Araştırma (Lêkolîn) içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 4 Yorum

Zeman Çito Derbas Bû; Şekakan Li Ser TRT-Kurdî

2 Yıl önce TRT Kurdî televizyonu Şavak köylerinden Noranik (Yenimahalle)’e misafir olmuştu. Ali-Hatice Özçelik çiftinin hikayesinin konu edildiği programı buradan izleyebilirsiniz.

2 Salan berê televîzyona TRT bûybû nîvanê Şekakanê me. Bernameyek li Noranikê çêkiribû. Hûn kaynîn wê bernameyê li vîr seyr bikin.

Eger dikaynîn dengê mezînên Şekakan qeyd biki. Bişinin em parwe bikin.

Büyüklerden (Gotinên Mezînan), Kurmancî, Videolar (Vîdeo) içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | 1 Yorum

Shikak Rugs | Xalîyên Şekakan | Şavak Halıları

Shikaki Rugİran’dan bir Şavak (Şekak) halısı. 19. yüzyıldan kalma bu halı mistik kaplumbağa ikonlarıyla Kürt mitolojisine bağlılığı sembolize ediyor. Farklı bir kenar örgüsü, bir temel dış çerçeve bir de iç hat içeriyor. Halının renkleri Mahabad’ın Sauj Bulagh bölgesinin geleneksel tonlarıdır.

A Shikak Rug, Kurdish (Northwest Persia), late 19th C. A rare Persian Shikak Kurdish rug with the mysterious pond turtle icons associated with Kurdish mythology. An unusual border system, including both the reciprocal main border and the very abstract and naive latched minor border. The colours are characteristic of the Sauj Bulagh area.

Ji Rojhilatê Kurdistanê xaliyeka Kurdên Şekak. Diroka wê digiheşe sedsala 19. ê. îkon û sembolên di neqşa xaliye de irtibatê mîtolojiya Kurdan dikin.

Source: Invaluable

Araştırma (Lêkolîn), English, Kurmancî içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | 5 Yorum

Komer te bin berfê de (Karlar altında Sarıbalta köyü)

Ez sifte wêneyekê (fotograf) Komerê wûha tebinim. Pir xweş bûye. Ew
Yunus Bal kişandiye.

Yunus Bal’ın çektiği bu fotoğraf, Sarıbalta köyümüzü karlar altında gösteren nadir fotoğraflardandır. Kendisine teşekkür ediyoruz.

image

Fotoğraf (Wêne), Kurmancî içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sosyal Medyada Şavakça Muhabbetler – 1

Savakca

Şavaklı kardeşlerimizin kendi hesaplarında Kurmanci birşeyler yazdıklarını gördüğümüzde çok mutlu oluyoruz. Ama ufak bir iki düzeltme de yapmak istiyoruz. Bu diyalog şu şekilde daha doğru yazılmış olur:
– Günaydın. Sibeh we bi xêr be.
– Sibeh te jî bi xêr be pisxaltî.
– Serçavan. Çitonî pisxaltî, rindî?

“baş” (iyi) kelimesi Şavaklılar tarafından kullanılmıyor. Bunun yerine “rind” kelimesini kullanıyoruz

“çavanî” (nasılsın) kelimesi yerine de Şavaklar genellikle “çitonî” kelimesini kullanırlar.

“pisxaltî”: teyzeoğlu. “pismam”: amcaoğlu
pis: oğul (eski kürtçe, pesar: günümüz farsçasında “oğul” demek)

xaltî: teyze, mam: amca (günümüz Şavakları “ap” kelimesini kullanır)

“sibeh”: sabah (aynı zamanda “yarın” anlamındadır). Kürtçe lehçelerinde “beyanî” kelimesi kullanılır.

Şavak Dili (Şekaki) içinde yayınlandı | , ile etiketlendi | 2 Yorum

Yusuf Halacoğlu’na Cevaben Özeleştirimiz

Bu blogu açalı bir hayli zaman oldu. Burada tanıdık tanımadık birçok farklı kesimlerden insanlarla konuştuk, tartıştık. Dönüp eski yazılara baktığımda istemeden de olsa bazı insanlar hakkında biriz kırıcı olduğumuzu fark ettim.

Bugün bil vesile onlardan özür dilemek istiyorum.  O kişilerden birisi de Yusuf Halacoğlu. Kendisi bizzat sayfamızla irtibata geçti. Aslında epey zaman önce geçmişti. Uzun süre siyasi polemik olur diye kendisine cevap vermedim. Ama bugün burada yazmak istiyorum. Kendisini gerçek hayatta tanımıyorum. Bir kitabını okumuştum daha önce. Kendisine katılmadığım bir çok konu vardı, ama o kadar. O kadar olmalıdır.

Dilimizin kültürümüzün yok olmakta olduğunu görüyorduk. Bu acı veriyordu. Lakin bu durumdan direkt olarak kimseyi suçlayamayız. Hepimiz suçluyuz. Eğer bugün 10 yaşından küçük her 100 Şavak çocuğundan 1’i dahi Şavak dilini öğrenmiyorsa bunda Yusuf Halacoğlu’ndan çok Şavaklı anne babaların suçu vardır.

Yusuf Halacoğlu ve içerisinde olduğu çember Türk kültürü ve Türkçenin yüceltilmesini amaç edinmiştir. Bu şerefli bir şeydir. Aynı duyguyu aynı çalışmayı öteki halklar ve diller için de yapan birilerinin çıkması gerekir. Eğer çıkmıyorsa bunda Sayın Halacoğlu’nun bir suçu yoktur.

Kendisinden özür diliyoruz.

Bundan sonra;

-Blogta hiçbir siyasi parti lehine veya aleyhine bir paylaşımın olmamasına dikkat edeceğiz.

-Paylaşımlarımızda yine Şavak Kültürü, Şavak Dili ve Şavak Tarihi konularına değinmeye devam edeceğiz. Katkıda bulunmak isteyenleri memnuniyetle karşılıyoruz. Özellikle Şavak masal ve deyişlerini Şavak anadilimizde derleyebilecek arkadaşlara ihtiyacımız var. Yapmak isteyenler lütfen iletişime geçsinler.

Teşekkürler,

Şekakan Blog.

 

Haberler (Xeber), Köşe Yazıları (Quncnivîs) içinde yayınlandı | 3 Yorum