Yusuf Halacoğlu’na Cevaben Özeleştirimiz

Bu blogu açalı bir hayli zaman oldu. Burada tanıdık tanımadık birçok farklı kesimlerden insanlarla konuştuk, tartıştık. Dönüp eski yazılara baktığımda istemeden de olsa bazı insanlar hakkında biriz kırıcı olduğumuzu fark ettim.

Bugün bil vesile onlardan özür dilemek istiyorum.  O kişilerden birisi de Yusuf Halacoğlu. Kendisi bizzat sayfamızla irtibata geçti. Aslında epey zaman önce geçmişti. Uzun süre siyasi polemik olur diye kendisine cevap vermedim. Ama bugün burada yazmak istiyorum. Kendisini gerçek hayatta tanımıyorum. Bir kitabını okumuştum daha önce. Kendisine katılmadığım bir çok konu vardı, ama o kadar. O kadar olmalıdır.

Dilimizin kültürümüzün yok olmakta olduğunu görüyorduk. Bu acı veriyordu. Lakin bu durumdan direkt olarak kimseyi suçlayamayız. Hepimiz suçluyuz. Eğer bugün 10 yaşından küçük her 100 Şavak çocuğundan 1’i dahi Şavak dilini öğrenmiyorsa bunda Yusuf Halacoğlu’ndan çok Şavaklı anne babaların suçu vardır.

Yusuf Halacoğlu ve içerisinde olduğu çember Türk kültürü ve Türkçenin yüceltilmesini amaç edinmiştir. Bu şerefli bir şeydir. Aynı duyguyu aynı çalışmayı öteki halklar ve diller için de yapan birilerinin çıkması gerekir. Eğer çıkmıyorsa bunda Sayın Halacoğlu’nun bir suçu yoktur.

Kendisinden özür diliyoruz.

Bundan sonra;

-Blogta hiçbir siyasi parti lehine veya aleyhine bir paylaşımın olmamasına dikkat edeceğiz.

-Paylaşımlarımızda yine Şavak Kültürü, Şavak Dili ve Şavak Tarihi konularına değinmeye devam edeceğiz. Katkıda bulunmak isteyenleri memnuniyetle karşılıyoruz. Özellikle Şavak masal ve deyişlerini Şavak anadilimizde derleyebilecek arkadaşlara ihtiyacımız var. Yapmak isteyenler lütfen iletişime geçsinler.

Teşekkürler,

Şekakan Blog.

 

Reklamlar
Bu yazı Haberler (Xeber), Köşe Yazıları (Quncnivîs) içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Yusuf Halacoğlu’na Cevaben Özeleştirimiz

  1. Canan dedi ki:

    Bu kadar zaman sonra bu yazıyı görmüş olmak beni çok mutlu etti. Gönül almak büyük bir erdem ve bu erdemi hala gösterebilen insanlar varsa dünya işte o zaman tekrar yaşanabilinecek bir yere dönüşüyor. Yusuf Halaçoğlu hocanın fikirlerini forumdaki tartışmamızdan sonra araştırdım. Genel itibariyle katılmıyorum keza her ne kadar şerefli bir dava olsa da toprağın altında kalanlarla övünmek bana acizlik gibi görünüyor. Geçmişi ne kadar başarıyla dolu olursa olsun bugün bilimde teknolojide dünyanın önde gelen ülkelerinden değilsek, geçmişle övünmemizin de bir manası olduğunu düşünmüyorum. Öte yandan küçükken bana öğretilmeyen, hatta öğrenmeme izin dahi verilmeyen şavakça için ben hala aileme dargınım. Köklerini bilmeyen topluluklar geleceğe hiç bir şey taşıyamıyorlar. Bense geleceğe koca bir kültürden sadece ve sadece germ-i dini götürebileceğim sanırım 🙂 Çalışmalarınızı araştırmalarınızı dikkatle takip ediyorum. Hala türk kürt konusunda net bir fikre sahip değilim. Ama anneannemin başının etini yiye yiye aklıma gelen her kelimeyi sorup farsça ile karşılaştırınca, aradaki benzerliğin kesinlikle tesadüf olamayacağına kani olup iran kökenli olduğumuza daha bir inanır oldum. Bazı akademisyen arkadaşlarımızla yaptığımız sohbetlerde horasan rivayeti sıklıkla dile getirildi. Yine sözü çok uzattım farkındayım 🙂 çalışmalarınızın başarıyla devam etmesini gönülden dilerim. Yolunuz açık olsun her daim. Hoşçakalın.

    • Alîbeg Komêrî dedi ki:

      Canan Hanim,
      Sizin yorumunuz da bizi cok mutlu etti. Cok tesekkur ederiz. Ve Savak calisma ekibimize katilmanizi cok dileriz.
      Su an Cemisgezek(Turkiye)-Halep(Suriye)-Horasan(Iran) ucgeninde Savaklarin izine dair genis capli bir calisma yapiyorum. Ve cok kiymetli bilgilere ulastim. Bir kismi Farsca metinlerden. Calismam bittiginde burada da paylasacagim. Bazi hususlarda cok faydali olacagini dusunuyorum.
      Siz de bize `germ-i dini` uzerine bir yazi veya bir video hazirlayarak calisma grubumuza dahil olabilirsiniz.
      Hurmetler,

      • Canan dedi ki:

        Seve seve elimden ne geliyorsa yaparım. Araştırmalarınızı okumayı sabırsızlıkla bekliyorum. Ben de uzun zamandır bulabildiğim tüm kaynakları titizlikle inceliyorum. Nasib olursa yerinde görmek için irana da gideceğim. Bir de çok küçükken çok yaşlı bir komşumuz “gıle hala” biz çocukları etrafına toplayıp bir hikaye anlatırdı. ” Bizim beyimiz şavak beyin çok sevdiği bir atı varmış. Biz o zamanlar arabistandaymışız. Birgün beyin atı kaybolmuş, geceymiş, atını aramak için yola çıkmış ve bir daha da dönmemiş, biz de beyimizin peşinden buralara kadar gelmişiz. Hala yayla yayla onu bulmak için dolanırız. ” Bu hikaye hep aklımın bir köşesinde durdu. Yıllar sonra arabistanda eski ismiyle şekak olan bir belde olduğunu öğrendim. Sizden ricam bu rivayeti de araştırmanız. Horasandan önce bulunduğumuz yer (dedem horasandan geçerken abisine demiş ki burası bizim memleket olmalı bize çok benziyor 🙂 ) belki de gerçekten arabistanda bir yer. Yıllardır o kadar çok kayıt karıştırdım ki en sonunda dna testine girmeyi bile düşündüm. Lakin çok spesifik sonuçlar alınamadığını söyledikleri için vazgeçtim. İnşallah sizin araştırmalarınızla birlikte daha net sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Çok teşekkür ederim. En kısa zamanda germ-i din yazımla (ki afganistanın da yerel yemeklerinden) tekrar foruma konuk olacağım inşallah.

Sen ne düşünüyorsun? (Derdê te çiye bra?)

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s